Kullanıcı Adı: Şifre:
QoserOnline-Deng û Rengê Qoserê - Kızıltepe

Ana Sayfa / Gündem / Omerî Aşiretinin Tarihi Kitaplaştırıldı

Omerî Aşiretinin Tarihi Kitaplaştırıldı Omerî Aşiretinin Tarihi Kitaplaştırıldı

Kurd Yazar ve Siyasetçi Şerefxan Cizîrî tarafından Tor (Mardin) ve Botan bölgesinde yerleşik olan ve bölgenin en büyük aşireti olan Omerî aşiretinin tarihi " Omeriya Mirsom " adı ile kitaplaştırıldı. Kitabı Kııltepe’de Kadîn Pirtûk & Kovar’da Temin edebilirsiniz.

2011-10-31, 14:55:19 Okunma: 1285 1 yorum





Mardin ve Botan bölgesinde yerleşik olan, Türkiye ile Dünyanın dört bir ülkesine dağılan Omeriyan aşiretinin tarihi kitaplaştırıldı. Omeriyan aşiretini aşiretin ileri gelenleriyle görüşüp kitaplaştıran Kürt yazar ve siyasetçi Şerefxan Cizîrî, bölgenin aşiretsel, coğrafik, ekonomik, kültür yapısının yanı sıra, aşiretin siyasi yapısı ve Cumhuriyet döneminde yaşanan isyanlarda devlete karşı direnişleri detaylı bir şekilde bu yıl piyasaya çıkan "Omeriya Mirsom" adlı kitapta dile getiriyor.



Yıllarca Avrupa'da yaşayan Kürt yazar ve siyasetçi Şerefxan Cizîrî, mensup olduğu Kürt Omeriyan aşiretini bütün yönleriyle ele alan Kürtçe bir kitap yayınladı. İsmini Mardin'in Ömerli-Midyat-Nusaybin ile Şırnak'ın İdil ilçesi sınırları arasında kalan ve genelde dağlık alandan oluşan "Omeryan" mıntıkasından alan Omeriyan aşiretini, bölgede köy köy gezerek, ileri gelenleriyle görüşüp kitaplaştıran Şerefxan Cizîrî, bölgenin aşiretsel, coğrafik, ekonomik, kimlik ve kültürel yapısının yanı sıra, aşiretin ileri gelen ailelerinin kendi aralarındaki çekişmeleri, siyasi yapısı, devlete karşı direnişleri, çıkardığı milletvekillerini detaylı biçimiyle dile getiriyor. Omeriyan bölgesinin haritasının yanı sıra aşiret içinde yer alan ailelerin durumu, bölgenin nüfusunun da ele alındığı Kürtçe "Omeriya Mirsom" kitapta, Osmanlı döneminin yanı sıra Cumhuriyetin ilanından sonra da bölgede yaşanan isyanlar ve aşiretin bu isyanlardaki duruşu, toplumsal-sosyal yaşamına yer veriliyor.


Bölgenin köklü büyük aşiretlerinden biri olan Omeriyanlar, Cumhuriyet ilanından sonra bölgede yaşanan Kürt isyanları ve ekonomik nedenlerden dolayı Türkiye'nin bir çok ilinin yanı sıra Suriye, Irak, İran gibi ülkelere dağılmış durumda. Birçok Avrupa ülkesine de göç eden aşiret mensuplarının yanısıra, Türkiye'de de Mardin kent merkezi ve bağlı ilçeler başta olmak üzere Diyarbakır, Ankara, İstanbul ve ağırlıklı olarak İzmir'e yerleşmiş.
Omeryan'lar, Suriye'nin Qamişlo, Haseki, Halep ve Şam, Irak'ta ise Hewlêr, Duhok, Süleymaniye, Musul, Kerkük ve Bağdat gibi kentlerde yerleşik bir yaşam sürdürüyorlar.

 


Nüfuslarının 350-400 bin civarında olduğu tahmin edilen Omeryan'lar, yerleşik olduğu bölgelerde de siyasette ağırlıklarını hissettiriyor.
Şerefxan Cizîrî, kitabında Omeriyanlar arasında on yıllardır devam eden ancak günümüzde yavaş yavaş etkisini yitiren ünlü Mehmudki-Edmanki ailelerinin siyasi çekişmesine de açıklık getiriyor. Aşireti ikiye bölen Mehmudki ve Edmanki aileleri arasında yaşanan ve zaman zaman çatışmaya dönen husumet, günümüzde ulusal mücadelenin geldiği boyutla etkisini giderek yitirmiş durumda.
Şerefxan Cizîrî, kitabında Şeyh Sait İsyanına katılmak isteyen Omeriyan aşiretine de değiniyor. Suriye'de 1985 yılında yaşamını yitiren Hesen Hişyar Serdi ile yaptığı görüşmeyi kitaba aktaran Cizîrî, Heşen Hişyar Serdi'nin kendisine Omeriyan aşiretinin ağası Brehime Osman'ın Şeyh Sait'e destek amacıyla atlılarıyla Diyarbakır yönüne doğru yola çıktığını, Sultan Şeyhmus'da ise kendisine isyanın bastırıldığıyla ilgili haber gönderdiklerini aktarıyor. Hesen Hişyar Serdi, Başta Omeriyan bölgesi olmak üzere Mardin bölgesinden hiç kimsenin Şeyh Sait ayaklanmasına karşı devlet tarafında yer almadığını, yer alanların ise Sürgücü ağaları olduğunu dile getiriyor. Özellikle Kamil Ağaye Ewêna'nın devlet tarafında yer alarak isyanın bastırılması için Kürtlere çok kötülükler yaptığının dile getirildiği kitapta, isyandan sonra Omeriyan'ların yaşadığı zorlukları da dile getiriyor.

 


AŞİRET DİRENİŞLERİ DENGBÊJ'LERİN KLAMLARINDA


 Bölgede adeta kuşaktan kuşağa ünlü Kürt Dengbêj Xıdırê Omeri tarafından aktarılan aşiret ağası Eliyê Ehmed ve kendisine destek veren 15 savaşçının Merzeka vadisinde bulunan Rute mağarasında devlet güçleriyle girdikleri çatışma da ayrıntılı bir şekilde kitapta yer alıyor. Dengbêj'lerin klamlarına konu olan olay, Omeriyan dağlarında kaçak bir şekilde gezen Eliyê Ehmed ve savaşçılarının barındığı mağara, kendilerinden korkan bölgedeki nüfuzlu kişilerin ihbarıyla devlet güçleri tarafından çembere alınıyor ve ağır silahlarla başlayan çatışmadan sonra Eliyê Ehmed ve 15 savaşçısı ölü olarak ele geçiriliyor. Eliyê Ehmed ve 15 savaşçısının kesilen başları ise daha sonra çuvallar içinde kimliklerinin tespit edilmesi için köylerde nasıl dolaştırıldığı ayrıntılı bir şekilde dile getiriliyor.
Cizîri’nin kitabında, Omeriyan'ların aşiret ağaları olan Usivê Osman, Brehîmê Osman, Ehmedê silêman, Evdelê Sileman Elîyê Hiseyn, Hecî Xelîlê Xezalî'nin yaşamları, politik duruşları, direnişleri de ayrıntılı bir şekilde ele alınıyor.
Mar-Has yayınlarından çıkan Şerefxan Cizîrî'nin "Omeriya Mirsom" isimli Kürtçe Kitabı, bölgede büyük bir nüfuza sahip olan Omeriyanlarla ilgili önemli bir kaynak niteliğinde.

 


MERZEKA VADİSİ ÇATIŞMASI


Cizîrî'nin kitabında, Merzeka vadisi Rute mağarasında aşiretin ileri gelenlerinden Eliyê Ehmed ve savaşçılarının 1926 yılında askerler tarafından katledilmeden önce aralarında geçen diyaloglara da yer veriyor.

 


Savaşçıların içinde yer alan Kenco, bir haftalık evli olan Şeyhmus'u karanlıkta vadideki kuyudan su getirmesi için gönderiyor. Şeyhmus vadiye inerken mağaranın etrafının askerler tarafından ağır silahlarla kuşatıldığını görünce mağaraya dönüyor ve "Etrafımız sarılmış, karanlık henüz varken isterseniz Fransa'nın denetiminde olan Suriye'ye kaçalım, yoksa hepimiz öleceğiz" deyince Kenco buna tepki gösterir ve Şehmus'a döner:
"Şeyhmus kardeşim hakkın var, sen bir haftalık evlisin. Biliyorum eşin senin yanında çok kıymetli. Ancak günün aydınlanması bana ve Türklere vurduğunda, ben onlara tüfeklerin namlusuyla selam göndereceğim, onların siperlerini başlarına yıkacağım, onların cenazelerini hastanelere göndereceğim, öyle bir yapacağım ki Omeriyan dağlarında tilkiler onların postallarını inlerine taşıyacaklar, onların elini çorbadan, yemekten keseceğim..."
Bu sözler üzerine, Şehmus'da yaşanacak çatışmanın sıradan bir aşiret çatışması olmadığını bildiğini, savaşlarının devletle olduğunu dile getirerek, "Kıymet ve marifet Türk askerinde hiç olmaz. Türklere karşı savaşmayan veya korkanın eşinin eşarbı onun başında olsun. Öleceksek ölelim. Ölelim şanımız şerefimiz civanmertlerin sohbet toplantılarında anlatılsın" der. Ve binlerce askere karşı Eliyê Ehmed ve 15 savaşçısının direnişi saatlerce, günlerce sürer. Sonuçta tümü son mermilerine kadar direnir ve öldürülür. Başları çuvallara konularak köylerde gezdirilir. Çevre köylerin hiçbiri isimlerini devlete vermez. Ve bu direnişleri yıllarca dengbêjlerin klamlarında günümüze kadar taşınır.

 

Not : Kitabı Kıızltepe'de Kadîn Pirtûk & Kovar'da temin edebilirsiniz.

YORUMLAR // 1 Adet yorum yapıldı.
:)
2011-11-03, 16:16:55, 93.89.225.254
Evdilkerîmê Omerî diyor ki;

 

Hevalno bu kitap piyasaya sürüleli yıllar oldu :) Haber bence çok eski. Haber kalıbı yerine kitap-tanıtım tarzında bir şey olsaydı daha iyi olurdu.


 


Adı Soyadı (*)


Başlık (*)


Yorum içeriği (*)


5 + 2 = (İki sayının toplamını aşağıdaki kutuya giriniz.) (*)




 

 

 

 

 

Bu Hafta |
Bu Ay |

2.1581

2.162

2.8448

2.8499


Free Page Rank Tool